Taraftarın kaçmasındaki temel neden yalnızca bir kart mı?

2014-10-13 20:03:00

2014-2015 Türkiye Süper Ligi futbol sezonu açıldı ve ligin 5 haftalık süresini tamamladık. Futbol bakımından henüz bir - iki maç haricinde konuşulacak bir maç olmasa da; yabancı futbolcu sınırı – milli takım sorunları – kulüp takımlarının transfer sıkıntıları gibi konular haricinde sezon başından itibaren tartışılan konuların başında uygulanan e-bilet sistemi ve azaldığı iddia edilen taraftar sayısı yer aldı. Her ne kadar stadyumlarda, taraftar sayısındaki düşüşten bahsedilsede, kendi fikrimce uygulanan yeni e- bilet sistemi ile taraftar sayısı arasında herhangi bir paralellik olmadığı kanısındayım. Ortalama rakamlara bakıldığında; ·         2013-2014 futbol sezonunda Türkiye’de oynanan lig maçlarında ortalama seyirci sayısı: 12.900 ·         2014-2015 futbol sezonunda ise 5 haftalık süre içerisinde Türkiye’de oynanan lig maçlarında ortalama seyirci sayısı: 8.000 ·         Bakıldığında %38 kadar oranda bir taraftar düşüşü yaşandığından bahsedilmekte ancak bu oran farkının temelinde “Galatasaray, Fenerbahçe ve Beşiktaş”ın kombine sayısı bakımından yaşadığı düşüklükten kaynaklanmaktadır. Şu ana kadar 3 büyük takımın bir önceki sezona göre kombine satış rakamlarında % 48 oranında azalma yaşanmıştır ki, kombine satışının e-bilet sistemi ile bir ilgisi bulunmamaktadır. Anadolu takımları dediğimiz, 3 büyüklerin haricinde diğer takımların seyirci ortalamalarında herhangi bir değişiklik esasında şu ana kadar yaşanmamış olup, hatta bazı kulüplerimiz nezdinde artışlar yaşanmıştır ancak 3 büyük kulüplerimiz öncelikle oynanan futbol ile paralel olmayan kombine ücretleri, bir önceki sezon... Devamı

Sports Marketing Industry

2014-10-11 00:27:00

Forbes'da Mark Fidelman imzalı bir makale...  http://www.forbes.com/sites/markfidelman/2014/03/11/5-ways-the-sports-marketing-industry-is-about-to-change-forever/?utm_content=buffer1591b&utm_medium=social&utm_source=twitter.com&utm_campaign=buffer Devamı

Spor Pazarlaması ve Araştırmalar

2014-09-26 00:39:00

SPORDA PAZARLAMA ÇALIŞMALARIMIZDA YETERLİ ARAŞTIRMA YAPIP MI KARAR VERİYORUZ YOKSA ACELE EDEREK PARAYA MI KANIYORUZ? Bugünlerde Metin Argan ve Hakan Katırcı’nın Spor Pazarlaması kitabında belli bölümlere bakıp, hafızamı tazelemeye çalışıyorum. Bu esnada "SPOR PAZARLAMA ARAŞTIRMASININ ÖNEMİ" başlığı altındaki bölümü okuduktan sonra ülkemizde spor üzerinden yaptığımız bu çalışmalarda profesyonel tüm spor branşlarına dair kulüplerimizin yeterli araştırma yapıp – yapmadığı sorusunu kendime yönelttim. Sorunun cevabı, ne yazık ki hayır. Araştırma olgusu zaten fikrimce bir kültür olduğundan dolayı, ülkemizde bir çok alanda araştırma yapılmadan yorumlar yapılıp-fikirler üretilmekte ve aksiyon planlamaları yapıldığı için, spor sektöründe de zaten olumlu bir şekilde cevaba dönüş yapılacağı aklıma gelmiyor. Spor Pazarlaması Araştırmalarında Carl McDaniel ve Roger Gates’in dediği gibi 3 önemli konu başlığı bulunmaktadır. 1.       Tanımlama 2.       Teşhis Etme 3.       Önceden Bildirim Bu 3 fonksiyonu basit örneklerle açıklamak istemekteyim. Tanımlama dediğimiz fonksiyon; araştırma raporlarının toplanması sonucudur. Yaptığımız incelemelerde aldığımız notlar, belirlediğimiz kriterler TANIMLANMAZ ise bize hiçbir fayda sağlamaz. Örneğin ülkemizde nüfus , cinsiyet, demografik yapı, kültürel yapı gibi çok kapsamlı bir araştıma sonucunda sportif anlamda ilerleme yapabileceğimiz branşlarla ilgili geniş çaplı bir araştırma yapılıp, bunun raporlanması ve ülke spor dallarının tanımlanma işlemi gerçekleştirilebilir. Teşhis etme fonksiyonu ise değerlendirme yapmaktır. Tanımladığımız olguyu , nasıl değerlendireceğimize burada kar... Devamı